Türkiye'de markaların korunması 27 Haziran 1995'de yürürlüğe giren 556 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile düzenlenmiştir.
MARKA, Bir işletmenin mal veya hizmetlerini başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmek için kullanılan, sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen ve baskı yoluyla çoğaltılabilen her türlü işarettir.
SIMAJ’ın bu konuda verdiği hizmetler ve marka tescil başvurularının değerlendirilmesinde izlenen prosedür kısaca aşağıdaki şekilde açıklanabilir.
- Başvuru öncesi, tescili istenen markanın tescil edilebilirlik yönünden ön değerlendirmesi,
- Başvuru öncesi tescili istenen marka için, resmi araştırma raporu talep edilmesi ve rapor sonuçlarının değerlendirilmesi,
- Ulusal, Topluluk ve Uluslararası başvuru dosyalarının hazırlanması ve resmi ofis girişlerinin yapılması,
- Resmi ofislerden gelen kararların bildirimi ve süresi içinde gerekli yanıtlamaların yapılması,
- Başvurunun ilanı süresince gelebilecek olası itirazlara ve/veya olumsuz kararlara karşı itiraz işlemlerinin yapılması ve karşı görüşlerin bildirilmesi,
- Marka tescil işleminin sonuçlandırılıp, marka tescil belgesinin başvuru sahibine gönderilmesi.
- Resmi marka bülteninin izlenmesi, yayınlanan benzer markaların bildirimi ve süresi içerisinde itiraz işlemlerinin yapılması,
- Tescilli ve/veya başvuru halinde olan markalar ile ilgili devir, lisans, adres - unvan ve nevi değişiklikleri, veraset ile intikal, birleşme, teminat gösterme gibi sicil kayıt işlemlerinin yapılması,
- Koruma süresi dolan markaların izlenmesi ve yenileme işlemlerinin yapılması.
Marka tescil başvurusu öncesi, tescili istenilen markanın başkası adına tescilli olup olmadığının araştırılması mümkündür. Türk Patent Enstitüsü'nden temin edilecek ön araştırma raporu sonuçlarına göre, tescili talep edilecek markanın aynı mal veya hizmetler için daha önce tescilli olup olmadığı ya da aynı veya benzer bir marka için önceki tarihli bir başvuru olup olmadığı anlaşılabilmekte ve tescil başvurusu bu sonuçlara göre yönlendirilebilmektedir.
Marka tescil başvurusu yapıldıktan sonra, Türk Patent Enstitüsü başvuruyu inceler. Tescili talep edilen markanın, 556 sayılı KHK'nın markanın tescil edilebilirliği ile ilgili hükümlerine aykırı bir yönü bulunmaması durumunda, markanın aylık resmi markalar bülteninde yayınına karar verilir. Aylık resmi markalar bülteninde yayınlanan markalar 3 aylık askı süresi boyunca, üçüncü kişilerin itirazına açıktır.
Marka başvurusunun incelenmesi sırasında, başvuruyu inceleyen uzmanın marka başvurusunu 556 sayılı KHK'nın markanın tescil edilebilirliği ilgili hükümlerine aykırı bulması durumunda, başvurunun tümü ya da bir kısmı reddedilebilir. Bu red kararına karşı 2 aylık yasal süre içerisinde itiraz hakkı kullanılabilir. Bu itiraz, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirilir. Bu itirazın da reddedilmesi durumunda başvuru sahibi kesinleşen kararın bildirim tarihinden itibaren 2 ay içerisinde, yetkili mahkemede dava açabilir. Marka başvurusunun aylık resmi markalar bülteninde yayınlanmasından sonraki 3 aylık askı süresi içerisinde gelebilecek itirazların değerlendirilmesi sırasında, Türk Patent Enstitüsü gerekli gördüğü süre ve sıklıkta tarafların itiraz ve karşı görüşlerini ilgili taraflara iletir ve yazılı görüşlerini alır. İtirazların değerlendirilmesi sonucu verilen enstitü kararlarına karşı yine 2 aylık süre içerisinde itiraz edilmesi mümkündür. Bu itirazlar da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından karara bağlanır.
3 aylık askı süresinde yayınlanan marka başvurusuna herhangi bir itirazın gelmemesi veya yapılan itirazların Türk Patent Enstitüsü tarafından reddedilmesi durumunda, askı süresinin bitiminden sonra tescil kararı verilir. Tescil kararı verildiği tarihten itibaren 2 ay içerisinde tescil harcı yatırılır ve Marka Tescil Belgesi alınır. Tescilli markanın koruma süresi on yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde yenilenebilir.
Marka tescil belgesinin koruma süresi, başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır. Bu sürenin onar yıllık dönemler halinde yenilenerek uzatılması gerekmektedir. Yenileme işlemi koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki 6 ay içerisinde yapılması gerekmektedir. Bu sürenin kaçırılması durumunda, yenileme talebi ek bir ücretin ödenmesi şartıyla koruma süresinin bittiği son günden itibaren 6 ay içinde yapılabilir. Bu süre içerisinde de yenilenemeyen markalar geçerliliklerini yitirmektedir.
Bu işlem, firmaların marka üzerinde yaptıkları yatırımlar göz önünde bulundurulduğunda oldukça önem kazanmaktadır.
SIMAJ bu konu ile ilgili, özel olarak oluşturmuş olduğu database sistemi ile bu sisteme kayıt edilen tescilli markalarının yenileme sürelerini takip ederek, koruma süresinin bitiminden önceki altı ayın başlangıcında ilk bildirimini yapıp, devam eden süre içerisinde de marka yenileme işlemi yapılıncaya kadar takibi sürdürmektedir.
Yurtdışında istenen ülkede o ülkenin kendi mevzuatlarına göre yapılabilecek marka başvurusudur.
1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren bu uygulama ile tüm Avrupa Topluluğu'na üye ülkelerde tek marka tescil başvurusunda bulunarak, tüm topluluk ülkelerinde koruma sağlayan tek tescil almak mümkün hale gelmiştir. Avrupa Topluluk Markası tescil işlemleri İspanya'nın Alicante şehrindeki Topluluk Markaları Ofisinde (OHIM) yürütülmektedir. Topluluk markasının başlıca avantajları şunlardır:
- Tek başvuruyla tüm Avrupa Topluluğu ülkelerinde marka tescili,
- Her ülkede ayrı tescil başvuruları ile karşılaştırıldığında çok daha ekonomik maliyetlere sahip olması.
Markaların uluslararası tescilini düzenleyen Madrid Protokolü 01.12.1995'te yürürlüğe girmiş ve 01.04.1996'da uygulanmaya başlamıştır. Türkiye bu protokole 01.01.1999 tarihinden itibaren taraf olmuştur.
Madrid protokolünün getirdiği temel avantajları şunlardır.
- Markaların tek bir başvuru yapılarak ve tek bir dil kullanılarak birden fazla ülkede (protokole taraf ülkelerde) uluslararası tescilinin sağlanması,
- Tescil istenen ülkelerde yapılacak olan bireysel başvurulara göre çok daha ekonomik tescil ve tescil sonrası maliyetlere sahip olması,
- Marka tescil edildikten sonra yapılacak olan (unvan veya adres değişikliği, devir, mal ve hizmet listelerindeki sınırlamalar gibi) değişikliklerin tek bir basit işlem aracılığıyla Uluslararası Sicile kaydedilmesinin sağlanması,
- Tüm işlemlerin merkezi olarak yapılması dolayısıyla sonuçlanma sürelerinin kısa olması.








