Türkiye'de patent haklarının korunması 27 Haziran 1995'de yürürlüğe giren 551 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile düzenlenmiştir.
PATENT, teknik bir soruna bir çözüm getiren ya da bir ürün veya işlemin yapılmasını yeni bir yolla tanımlayan bir buluş için sahibine belirli bir süre ile bu buluşun kullanımı için tanınan tekel hakkıdır. Buluşun, yenilik, sanayiye uygulanabilir olma ve tekniğin bilinen durumunun aşılması kriterlerini mutlaka taşıması gerekmektedir.
SIMAJ’ın bu konuda verdiği hizmetler ve patent başvurularının değerlendirilmesinde izlenen prosedür kısaca aşağıdaki şekilde açıklanabilir.
- Patent başvurusu öncesi, başvuruya konu buluşun Türk Patent Enstitüsü ve uluslararası patent veri tabanlarından ön araştırmasının yapılması,
- Başvuru dosyasının hazırlanması, özet, tarifname, istemler ve teknik resimlerin başvuruya uygun şartlara getirilmesi,
- Ulusal ve uluslararası başvuru dosyalarının hazırlanması ve resmi ofis girişlerinin yapılması,
- Resmi ofislerden gelen kararların bildirimi ve süresi içinde gerekli yanıtlamaların yapılması,
- Başvurunun ilanı süresince gelebilecek olası itirazlara ve/veya olumsuz kararlara karşı itiraz işlemlerinin yapılması ve karşı görüşlerin bildirilmesi,
- Patent tescil işleminin sonuçlandırılıp, patent belgesinin başvuru sahibine gönderilmesi.
- Resmi Patent bülteninin izlenmesi, yayınlanan benzer patentlerin bildirimi ve süresi içerisinde itiraz işlemlerinin yapılması,
- Tescilli ve/veya başvuru halinde olan patentler ile ilgili devir, lisans, adres - unvan ve nevi değişiklikleri, veraset ile intikal, birleşme, teminat gösterme gibi sicil kayıt işlemlerinin yapılması,
- Patent başvurularının geçerliliğini koruyabilmesi için yıllık vize sürelerinin takibi,bildirimi ve gerekli işlemlerin yapılması.
Patent başvurusu öncesi, patenti istenen buluşun varsa benzerlerinin olup olmadığının Türk Patent Enstitüsü kayıtlarından ve uluslararası patent veri tabanlarından araştırılması mümkündür.
Patent başvurusu yapıldıktan sonra Türk Patent Enstitüsü, 551 sayılı KHK'da belirtilen şekli şartlara uygunluk açısından başvuruyu inceler. Yapılan inceleme sonucunda, şekli şartlara uygunluk açısından bir eksik saptanması durumunda, bu eksikliğin giderilmesi için 3 aylık süre verilir. Başvurunun şekli eksikliğinin olmaması veya eksikliklerin giderilmesi durumunda, Türk Patent Enstitüsü tarafından araştırma raporu ile ilgili bildirim yapılır.
Araştırma raporu, buluşun yeniliği, sanayiye uygulanabilirliği ve tekniğin bilinen durumunun aşılıp aşılmadığı konularında inceleme yapılmasını sağlayacak olan referans patentlerin dökümü şeklinde hazırlanmış bir rapordur. Tekniğin bilinen durumu ile ilgili araştırma raporu talebinin başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren on beş (15) ay içerisinde yapılması gerekmektedir. Araştırma raporu talebi, Avrupa Patent Ofisi, İsveç Patent Ofisi, Danimarka Patent Ofisi ve Rusya Patent Ofisleri'nden herhangi birinde yapılabileceği gibi daha önce herhangi bir uluslararası ofisten alınmış hazır araştırma raporunun da değerlendirilmesi talep edilebilir. Araştırma raporu alındıktan sonra, Türk Patent Enstitüsü tarafından sistem tercihi ile ilgili bildirim yapılır. Bildirim tarihinden itibaren 3 ay içerisinde incelemeli ya da incelemesiz patent tercihlerinden birinin seçilmesi gerekmektedir. Bu talebin süresi içerisinde yerine getirilmemesi durumunda incelemesiz patent sisteminin tercih edildiği kabul edilir.
İncelemeli patent sisteminin tercih edilmesi durumunda ise sistem tercihinden itibaren 6 ay içerisinde İsveç Patent Ofisi, Danimarka Patent Ofisi ya da Rusya Patent Ofisleri'nden herhangi birinde incelemenin yapılması ve inceleme raporunun hazırlanması ile ilgili talep yapılabilir. İnceleme raporu, bir patent başvurusuna konu buluşun yeniliğinin, sanayiye uygulanabilirliğinin ve tekniğin bilinen durumunun aşılıp aşılmadığının incelenip, yetkili ofis kararının belirtildiği bir rapordur. Yetkili ofislerden gelen inceleme raporu sonuçlarının tümüyle ya da bir kısmının olumsuz olması durumunda, gerekli değişikliklerin yapılması suretiyle 2. ve 3. inceleme talepleri de yapılabilir.
Başvuru ve araştırma raporunun aylık resmi patent bülteninde yayınlanmasından sonraki 6 ay içerisinde üçüncü kişiler itirazın dayanağı olan bilgi ve belgelerle itiraz edebilirler. Bu itiraz dokümanları incelemenin yapılacağı uluslararası ofise inceleme evrakları ile birlikte gönderilir ve değerlendirilir. İncelemesiz sistemde yapılacak olan itirazların incelemesiz patentin kabulü üzerinde bir etkisi yoktur.
İncelemesiz patent sisteminin seçildiği durumda, Türk Patent Enstitüsü doğrudan incelemesiz patent verilmesine karar verir. İncelemesiz patent belgesinin başvuru tarihinden itibaren 7 yıl koruma süresi vardır. Bu sistemde patent konusu buluş patent verilebilirlik şartları açısından esas incelemeye tabi tutulmaz. Patent konusu buluşun incelenmesiyle ilgili talep başvuru sahibi ya da üçüncü kişiler tarafından başvuru tarihinden itibaren 7 yıl içerisinde yapılabilir.
İncelemeli sistemde, yetkili ofislerden gelen inceleme raporu sonuçları tüm patentlenebilirlik kriterleri açısından olumlu olduğu takdirde, patent konusu buluşa incelemeli patent verilmesine karar verilir. İncelemeli patent belgesinin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 20 yıldır.
Her iki sistemde de patentin geçerliliğini sürdürebilmesi için her sene başvuru tarihinden önce yıllık vize ödemelerinin yapılması gerekmektedir. Yıllık vize ödemelerinin başvuru tarihine denk gelen süre içerisinde yapılmaması durumunda, ek bir ücretle beraber başvuru tarihinden sonraki 6 ay içerisinde de yapılması mümkündür. Bu süre içerisinde de yıllık vize ödemeleri yapılmazsa, patent geçerliliğini yitirir.
Yurtdışı patent tescilleri her ülkenin kendi mevzuatına göre ulusal başvurular olarak yapılabileceği gibi, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar çerçevesinde de yapılabilmektedir. Türkiye'de yapılan bir patent başvurusunun yurtdışında da korunması istendiği takdirde, Türkiye'de yapılan başvurunun rüçhan haklarını kullanarak yasal rüçhan süreleri içerisinde istenilen ülkelerde patent başvurusunun yapılması zorunluluğu vardır. Bu durumda, Türkiye'de yapılan bir patent başvurusunun rüçhan haklarını kullanarak, Paris Sözleşmesi'ne taraf ülkelerden herhangi birinde yapılacak patent başvurusu, Türkiye'deki ilk başvuru tarihinden itibaren geçerlilik kazanmış olur.
Her ülkenin kendi mevzuatına uygun biçimde ve her ülkede ayrı ayrı tescil başvurusu yapmak suretiyle sağlanabilmektedir. Ulusal patent başvurularında ana başvurudan sonra, her ülkede ulusal patent başvurusu yapılması ile ilgili rüçhan süresi 12 aydır.
Türkiye'nin 01.01.1996 tarihinde taraf olduğu Patent İşbirliği Anlaşması, başvuru sahiplerinin kendi ulusal ofislerinde yapacakları bir patent başvurusunun, anlaşmaya taraf ülkelerde daha geniş bir zaman dilimi içinde ve çok daha ekonomik olarak tescil edilmesine olanak veren bir sistemdir. Patent İşbirliği Anlaşması'na göre yapılacak olan patent başvurularında bireysel başvurularda 12 ay olan rüçhan süresi 30 aya kadar uzatılabilmektedir. Patent İşbirliği Anlaşması hükümlerine göre yapılacak olan uluslararası patent başvurusunun başlıca avantajları şunlardır:
- Ana başvuru yapıldıktan sonra diğer ülkelerde ulusal faza geçişle ilgili rüçhan süresinin 30 aya kadar uzatılabilmesi.
- Araştırma ve ön inceleme işlemlerinin merkezi olarak yapılması dolayısıyla hem daha ekonomik hem de daha güçlü bir başvuru sistemi olması.
Türkiye'nin Avrupa Patent Sözleşmesi'ne katılımı 27.01.2000 tarih ve 4504 sayılı Kanun ile kabul edilmiş ve sözleşme 01.11.2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Avrupa Patent Sistemi tek bir patent başvurusu ve tek bir tescil prosedürü ile, sözleşmeye üye olan ve yakın gelecekte üye olacak olan ülkelerde patent koruması sağlamaktadır. Avrupa Patenti, belirlenmiş üye ülkelerde patent sahibine ulusal patentlerle aynı hakları verir. Avrupa Patent başvuruları, EPO'ya (Avrupa Patent Ofisi) veya ulusal ofislere yapılabilir. Avrupa patenti başvurusunun araştırma, inceleme ve tescil işlemi tek merkezde gerçekleştikten sonra belirlenen ülkelerin resmi ofislerine patent fasikülünün verilmesi ile sonra ulusal patentlere dönüşür.
Avrupa patenti başvurusunun başlıca avantajları şunlardır:
- Tek bir patent başvurusuyla Avrupa Patent Sistemi'ne üye olan ve yakın gelecekte üye olacak olan ülkelerde koruma sağlamak.
- Araştırma, inceleme ve tescil işlemlerinin merkezi olarak yapılması dolayısıyla hem daha ekonomik hem de daha güçlü bir patent korumasına olanak sağlayan bir uluslararası tescil sistemi olması.








